birbirine uygun

consentaneous

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • uygun katmanlaşma — is., jeol. Bir katman oluşturan tortuların dümdüz ve birbirine paralel olarak yığılması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • huyu huyuna suyu suyuna (uygun) — iki kişinin her yönden birbirine uygunluğunu anlatmak için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TEVAFUK — Birbirine uygunluk. Muvâfık oluş. Rast gelme hali. Nizamlanmış biçimde birbirine uygun olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TETABUK — Birbirine uygun ve muvafık olmak. Uymak. Birşeye uygun düşmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTENASIK(A) — Birbirine uygun olan, münâsib ve nizam üzerine dizilmiş olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTEVAFIK — Birbirine uygun olan, tevafuk eden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TENASÜB — Uygunluk, uyma, tutma. Yakınlaşma. * Nisbet, kıyas. * İki adet birbirine nisbet edilerek yapılan hesap usulü. * Edb: Mânaca birbirine uygun kelimeleri bir arada söze güzellik vermek maksadı ile zikretmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • asorti — sf., Fr. assorti Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve yapıda olan (giysi) Kendi tüyleri ile hiç asorti olmayan ekose bir yelek giymiş. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • asortik — sf., ği, Fr. assortique 1) Giysilerini birbirine uygun giyen 2) Sosyetik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayarlanmak — nsz Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek Saat ayarlandı. Fiyatlar ayarlandı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cemiyet — is., Ar. cemˁiyyet 1) Dernek Gazi nin reisliği altında bir Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti var. E. İ. Benice 2) esk. Düğün Bohçacı hanım, cemiyetin nerede olacağını öğrenip yarın haber getirmeyi vadetmişti. S. M. Alus 3) esk. Bir olayı veya kişiyi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.